Menü Akçaabat Yeni Haber Gazetesi, Akçaabat, Trabzon, Siyaset, Akcaabat Haberleri
Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 13.03.2026 14:16

KADİR GECESİ VE BAYRAM

Facebook Twitter Linked-in

GÖRDÜKLERİM DUYDUKLARIM

Huzur KORKMAZ TOPAL

Yaşam Koçu

huzur06peri@gmail.com

 Kur’an’da geçen yardımlaşma, inanç, yetim hakkı, kul hakkı, dürüstlük, kalp kırma ve Allah korkusu gibi konuları gönlünden geçirerek “İnşallah Kur’an’ın emirlerini hakkıyla yerine getirebiliyorumdur. Allah’ım sen beni makbul kullarından eyle, yolumu dosdoğru ve iyiliklerle doldur. Yardımlarımı kibirlenmeden yapmayı, sevgimi böbürlenmeden göstermeyi nasip et. Kalp kırmadan kendimi anlatmayı, karşımdakini küçümsemeden fikirlerine değer vererek dinlemeyi nasip et. Gönül gözümü kör etme, sabrımı çoğalt, tövbelerimi kabul et, hatalarımı affet. Anamı, babamı, kayınvalidemi ve kayınpederimi koru. Onları bu dünyada ve ahirette de iyiliklerle karşılaştır. Çocuklarıma zihin açıklığı ver, onları bu dünyada ve ahirette iyilerle karşılaştır. Yollarını bahtlarını açık et. Hanemize huzur, gönlümüze sevgi ver, eşime ve bana muhabbet ihsan eyle. Senin her şeye gücün yeter.” diye dua etti. 

Günlük cüzünü bitiren Zarif Hanım, Kur'an'ın başlangıcına şahitlik eden, insanlık için karanlığın bittiği ve hakikatin başladığını müjdeleyen "Bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi’nde yapılan ibadetlerin ve iyiliklerin çok değerli olduğunu bir kez daha aklına getirdi.

Kur'an, insanı karanlıktan aydınlığa çıkarmayı hedefleyen bütün insanlığı ilgilendiren bir rehberdir. Temeli, Allah'ın varlığı ve birliği üzerine kurulan Kur’an da İbret amaçlı olarak peygamberlerin hayatı ve geçmişte ki kavimlerin başından geçen olaylar ile öldükten sonra dirilme, hesap günü, cennet ve cehennem tasvirleri sıklıkla işlenmektedir. Bununla birlikte, temel ibadetler olan namaz, oruç, hac gibi ibadetlerin yanı sıra iyilik, sabır, hoşgörü gibi ahlaki erdemler de Kur’an da belirtilmektedir.

Ramazan başlamadan bir hafta önce başlayan telaş bu günlerde yerini garip bir hüzne bırakıyor. ‘Mübarek ay yine bizi bırakıp gidiyor’ diye içinden geçirdi Zarif Hanım. Salonda kendisine eşlik eden ve sanki Zarif Hanımın içinden geçenleri duymuşçasına, “Ramazan’ın son Cuması geldi bile haftaya Allah nasip ederse bayrama kavuşacağız. Allah’ım beni, ailemi ve sevdiklerimi eksilmeden bayrama ulaştır” diyerek duasına başlayan büyük hanım, “nerde o eski bayramlar” demeyip, gelinine sevgiyle baktı ve şunları söyledi:

“Bu bayram da yine çocuklar için şekerli ve harçlıklı hediyeler hazırlayalım. Malum büyük eviyiz, gelenimiz gidenimiz çok olur, seni yine biraz yoracağız Zarif’im. Gel şöyle karşıma geç güzel bir bayram planı yapalım, not almak için kâğıt kalem de getir ki hiçbir şeyi unutmayalım. Hakkıyla bir bayram hazırlığı yapalım ki çoluk çocuk da bayramın ne olduğunu unutmasın. Gelenek ve göreneklerimizi, dini ve milli değerlerimizi çocuklarımıza bizler göstererek öğretmeliyiz. Geleceğimiz aydınlık olsun ve köklerimizden kopmasın değil mi?  Bu sene pahalılık aldı başını gidiyor. Allah’ım haram yemekten korusun, kimseyi yokluk ve açlıkla terbiye etmesin inşallah. Bu bayram harcamalarımızda daha dikkatli olalım, zor zamanlardan geçiyoruz.” 

Çok geçmeden büyük hanım ve gelini Zarif masanın başında listeyi oluşturmaya başladılar. Önce olmazsa olmaz bayram şekeri ve kolonya yazıldı listenin başına. Ardından, börek, el açması tatlı, mevsimine göre zeytinyağlı biber dolması veya yaprak sarması, kurabiye, kısır, kuruyemiş çeşitleri başta olmak üzere birçok ikramlık listeye eklendi. Yemek saatine denk gelen misafirler için ise çorba ana yemek ve diğer yemek çeşitlerinin listesini hazırladılar. “Aman kızım israfa kaçmayalım, gelenimiz gidenimiz belli ona göre yetecek kadar olsun. Az olup aramayalım, çok olup ziyan etmeyelim.  Çocukların harçlıklarını da yaşlarına göre hazırlayalım, fazla abartıya kaçmadan çocuğun yüzü gülecek kadar olsun yeter. Bir de sana tuz hakkını alırken ufak tefek hediyelikler de alalım ki, gelen gidene bu bayramı hatırlatacak hatıralar olsun. Kapıya gelen çocuklara da mendil hazırlayalım onların mendilleri için çikolata almayı unutmayalım. Önceden bayram yaklaşırken manifaturacılar dükkanlarında mendillerin sayısını çoğaltır ve vitrinlerine ‘bayram için mendil geldi’ yazarlardı. Kenarları oyalı, işlemeli ve çiçekli mendillerden pazarlarda da çok sayıda bulmak mümkündü. Mendillerin içerisine bir iki şeker ve harçlıklar koyulur, çocuklar el öptüklerinde bu mendiller büyükler tarafından çocuklara verilirdi. Şimdilerde mendil yerine, çocukları arsızlığa iten, paranın sevgiden daha değerli olduğunu ve büyüklerin elinin sadece bir şey verecekleri zaman öpülmesi yeterli dercesine ‘öp elimi ve aç bakalım cebini’ diyerek bir tomar parayı herkesin önünde cebinden çıkartarak içinden münasip gördüğü bir miktarı çocuğa uzatan harçlık vermeyi gösteriş vesilesi yapan büyükler var. Allah bizleri böyle düşüncesiz insanlardan korusun.”

Bu ay sizlere çocukluğum da ailemle yaşadığım ramazan ve bayramlardan esinlenerek, Zarif Hanımın ailesini tanıtıp yaşayışlarını aktarmaya çalıştım. Kendimce örnek alınması gerekli olan davranışlara değinerek, yaşanabilir bir dünyaya kavuşmak için yapabileceklerimizin aslında sadece iyi olmayı istemekle alakalı olduğuna dikkat çekmek istedim. 

Korkunun anahtarı şefkat, şiddetin anahtarı sevgi ve yokluğun anahtarı merhamet ise, Allah bizleri hidayete erdirdiği kullardan eylesin. ÂMİN

Yeryüzüne huzuru getiren Yüce Kur’an’ın indirildiği ilk gece olarak bilinen, duaların ve tövbelerin kabul edildiği Kadır Gecesi ve Ramazan Bayramımız siz değerli okurlara ve tüm İslâm alemine mübarek olsun.

Sevgi, saygı ve nezaketle kalın.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —