Az önce davulcunun manileri ile uykusunun en tatlı yerinde gönüllü olarak yataktan kalkan Zarif hanım ev halkına sahur hazırlamak için, hem dua edip hem de çocukluğunda annesinden öğrendiği ilahileri mırıldanmaya başlamıştı. Çocuklar için kahvaltılık bir şeyler hazırlarken eşi ve büyük hanım için akşamdan ıslattığı pirinçle pilav yaptı. Tıkırtıları duyup yanına gelen büyük hanım, mutfak kapısından başını uzatarak “benim hamarat gelinim, sevgisiyle bizlere sahur hazırlarmış. Allah senden de seni yetiştirenlerden de razı olsun” demiş ve mutfak masasında ki yerine geçerken, her zaman ki gibi “sana yardım etmemi ister misin?” Diyerek gelinine verdiği değeri göstermekten çekinmemişti.
Zarif hanım, yirmili yaşlarının başında gelin geldiği evini her zaman çok sevmiş, eşini ve aile fertlerini memnun etmek için zaten oldukça gelişmiş olan duygusal zekasını kullanarak ev halkının gönlünde taht kurmuştu. Her zaman Allah’a şükreden Zarif hanım, çabasının görünmesinden ve yaptığı hizmetlerin takdirinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Allah, sevgimi ve ilgimi gören, fedakarlığımı hissedip benimle fikir birliği yaparak bana değer veren eşimden ve ailesinden razı olsun.” Diyen ve duanın gücüne inanan, namazlarında her daim eşine dua edip, onun yükselişini görmekten mutluluk duyan Zarif hanım sık sık eşinin de dualarında kendisine yer verip vermediğini düşünür fakat bunu ona bir türlü soramazmış.
Söylediği ilahilere eşlik ederek her yaptığı hazırlık için ne kadar güzel olduğunu hissettiren kayınvalidesi için şükreden Zarif hanım, kayınpederinin aralarından erken ayrılışına üzgün olduğunu dile getirerek, “rahmetli bana bir kez dahi ismimle hitap etmedi her zaman ismimin başına kızım ibaresini getirmiştir. Nurlarda uyusun babacığım “ diye içinden geçirdi.
Hem büyüklerine gösterdiği hürmeti, hem ailesine verdiği sevgiyi hem de ramazan ayına duyduğu saygıyı göstermekten mutluluk duyan Zarif hanım, sahur hazırlığını bitirmek üzereyken eşinin ve çocuklarının yanına gitti. Sofrasının hazır olduğunu ve bereketinin kaçmaması için gönüllü oturulması gerektiğinin altını çizerek “ haydi bakalım, bu yılın ilk sahurunu neşe ve hevesle birlikte yapmanın sevincini yaşamaya hazır mısınız?” dedi ve ev halkını masaya davet etti.
Sahur sofrasında neşeyi ve hevesi gören büyük hanım, “bu sofranın üzerinde ne varsa büyük bir emek ve hevesle hazırlandı. Allah oruçlarımızı makbul ve kabul etsin. Evimizden düzeni ve bereketi eksik etmesin, kazananın ve hazırlayanın önce ömrüne sonra kesesine bereket versin.” duasını ederek sahur yemeğini yedikten sonra abdest alıp namaz vaktine kadar ibadet etmek için sofradan ayrıldı.
Zarif hanımın eşi Ata bey, İlk orucunu tutacak olan evin küçük çocuğu Barış’ı heveslendirmek için “ Barış, söyle bakalım ilk sahur sana ne hissettirdi” dedi ve cevabı beklemeden “bu ramazan iftar duamızı senin yapman uygun olacak. İftar vaktine kadar ezberleyemezsen yazıp okuya bilirsin. Önemli olan niyettir, şekillendirmek ve beğenilir hale getirmek daha sonranın işi” diye ekledi.
Barış verilen bu görevden duyduğu sevinci gizlemeden, “ teşekkür ederim, her sene ablamın duasına amin derken, ben ne zaman dua edeceğim diye merak ediyordum. Tutacağım oruçların ve edeceğim dualarımın kabul olması için daha çok iyilik yapıp hiç kalp kırmamaya çalışacağım” diyerek herkese sadece oruç tutup namaz kılmak ve dua etmek yetmez, güzel ahlak sahibi olmakta gerekli mesajı vermiş oldu.
Evin kızı Evrim, bu sene lise sınavlarına hazırlanıyordu. İsterse orucunu sınavdan sonra kazaya bırakabileceği söylendiği halde, “ ben orucumu vaktinde tutmak istiyorum. Ders saatlerimin verimli olması ve okul çalışmalarım için bir aylık plan hazırladım. Bu plana uyarak hem oruç tutup hem de bu ayı verimli bir şekilde bitireceğim” diyerek ramazan ayının ders çalışmasına engel olmayacak şekilde hazırlık yaptığını bildirdi.
İlk sahur yemeğinde ailenin planları ve ramazan için yaptıkları hazırlıklar paylaşılmış ve her kes birbirine hayırlı ramazanlar dilemiş oldu. Son olarak Zarif hanım, “iftar için istediğiniz bir şey var mı?” diye sordu ve iftar menüsünü açıkladı. Ardından dişler fırçalanıp niyetler edildikten sonra sofrayı toplayan Zarif hanım, “Allah’ım sen eksilmeden hayırlısıyla bayrama ulaştır” diyerek dua etti ve ilk sahurun verdiği huşu ile gününe başladı.
İlk sahurun ardından ilk iftar sofrasına da heyecan ve hevesle oturan ev halkı, Evin salonunda büyük bir özenle hazırlanan iftar sofrasının etrafında ezanın okunmasını beklerken içlerinden kendileri ve sevdikleri için dua ettiler.
Allah"ım, her şeyi kuşatan rahmetin ve bereketin ile beni bağışlamanı, sağlık ve afiyet vermeni, borçlarımı ödeme kolaylığı sunmanı dilerim.” Amin
Sevgi ve ibadet eşliğinde hazırlanan sofraya çorba gelmeden önce bardaklara sular doldurulup, çatallara zeytinler geçirildi. Çorbalar kaselere doldurulup her kes masanın etrafında ezanın sesini duydu ve evin küçüğü olan Barış iftar duasına başladı,
Bismillahirrahmanirrahim,
Allahım, senin rızan için oruç tuttum.
Sana inandım sana sığındım,
Senin verdiğin nimetlerle orucumu açacağım,
Hamd olsun verdiğin nimetlere,
Sağlık ve afiyete.
Amin.
Hayırlı Ramazanlar dilerim.
Sevgi, saygı ve nezaketle kalın.