Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 26.03.2026 11:46 Güncelleme: 26.03.2026 11:46

HAYATI MUTLU YAŞA

Mutluluk, çevrene ve çevrendeki bireylere saygı göstererek kendi hayatına odaklanma becerisidir.


Ömür denilen zaman diliminin gerçekten anlamlı olmasını istiyorsak,  başkalarının hayatında yer edinebilmeliyiz. İlişkilerimizde sorumluluk alarak dünyaya ‘’ben buradayım’’ diyebildiğimiz anda hayatımız anlam kazanacaktır.  İnsanoğlunun sadece mutlu olmaya ihtiyacı yoktur. Zaten mutluluk sevgi, özveri, yardımlaşma, şefkat, merhamet, anlayış, sadakat, saygı ve nezakette saklıdır.

Mutlu olabilmek ve ömrümüzü verimli bir şekilde geçirmek için isyan etmeden şükrümüzü bilmeliyiz. İlişkilerimizde eleştirmeden,  kıskançlık göstermeden takdiri ön plana çıkartmalı ve  iltifat ederek ilişkilerimizi yüceltmeliyiz. Başkalarının hayatlarını mercek altına almadan kendi hayatımıza odaklanmalı, kötülük düşünmeden gelişim ve iyilik için çaba göstermeliyiz. Başkalarının ilişkilerine değil, ilişkilerimize odaklanarak kimseyle yarışmadan kendimizi aşmalıyız.

Hayat hem çok kısa hem de sadece mutluluk peşinde koşarak heba edilecek bir süre değildir. 
Hayat, çevrendekilere faydalı olabildiğin, sorumluluklarının hakkını vererek çalışıp çabalayıp iz bırakabildiğin ve hayatın içerisinde var olmayı başardığın anlarla güzelleşir. Yemekte tuz eksik olduğunda yemek  yavan ve lezzetsiz olur. Tekdüze yaşanan hayat da yavan ve lezzetsiz yaşanır. Hayatın lezzetlenmesi için her türlü duyguya ihtiyacı vardır. 
Mutlu olmak kadar kederlenmeye, sevmek kadar nefret etmeye, sakin durmak kadar öfkelenmeye, kabalık kadar nezakete ve hırs kadar kanaat etmeye ihtiyaç duyarız. İsanların yaşarken hiç unutmaması gereken bir şey varsa o da bu dünyaya hiç bir şey getirmediğidir. Çırılçıplak geldiği bu alemde yaşam denen döngünün içerisinde çalıştı. çabaladı, her şeye sahip olarak  mutlu olacağını düşündü. Çevresindekilere değer vermeden sadece kendini düşünerek bencilce hareket etti. Sonuçta çok parası oldu ama sevilmedi, makam mevki sahibi oldu ama sayılmadı, dost görünenler de düştüğünde yanından birer ikişer kayboldu. Mutlu olmak için çalışırken, mutsuz bir sona ulaştı.

Ardından yorgun düşen insanoğlu, koşturmayı  bırakarak sakin dingin bir hayata çekildi. Ahlaklı evlatlar yetiştirebildiyse ne mutlu ona. Evlatları işini onun bıraktığı yerden sürdürerek, onun öğrettiği gibi davranarak  büyüğüne saygıda küçüğüne sevgide kusur etmeden güzel bir emeklilik geçirmesine vesile oldular. Lakin ahlak yoksunu, kindar, haset ve büyük küçük ayrımı yapamayan evlatlar yetiştirdi ise işte o zaman vay haline.

Hiç farketmeden yolun sonu gelmiştir artık. Bir şey getirmediğimiz bu dünyadan, hiç bir şey götüremeyiz belki ama çıkınımızı iyi niyet, sevgi, şefkat, merhamet, ahlak, adalet, hoşgörü ve yardımlaşma ile doldurabiliriz. Bu değerleri çıkınımıza doldurabildiysek zaten bu hayatta bizden daha mutlusu olmamıştır.

Sevgi, saygı ve nezaketle kalın.