Mehmet Salih KÖSE

Tarih: 19.01.2026 13:38 Güncelleme: 19.01.2026 13:38

GELMEZSENİZ KINARIM...

Şu soğuk kış günü yüreğimize yaz getirdi çocuklar. Sizler iki haftada bir oraya gelmezseniz kınarım.


KÖŞE BUCAK

Mehmet Salih KÖSE

Eğitim Uzmanı

 

Hadi gel, o güzelliği gör. İki saat işini bırak, o eski günlerden kalma güzel havayı kokla.

Gel, kim olursan ol gel. Dermanın kalmasa da gençlik günlerini hatırla, arabana atla veya dolmuşa bin de gel.

Suskun sevdiklerimden olma. Onlar da senin için olacaklar orada. Küçük ayrıntıları büyütme, uy sevgi dolu yüreğine hiç değilse bu hafta sonu gel. İki elin bir kez daha buluşsun, alkışla. Ses yükselsin tepelere, yayılsın Akyazı'ya. El ele, elden ele sevgiyi, bu aşkı dağıtsın gelenler. Geldin el ele değmesini, alkışı esirgeme sakın. Ellerin Kırmızı-Beyaz bir aşka tutuşsun. Bu birlik yürek sevdasını tüm Karadeniz, tüm Türkiye duysun. Çekişmeden, kızmadan, kızdırmadan o günün tadı çıksın. İki el, iki bin, beş bin el olsun. Elden ele gezsin duyulsun; bu çocuklar senin sevdan peşindeler. Onlara orada koşarken, coşarken senin de yanlarında olduğunu düşünsün.

O zaman ne duruyorsun; al biletini hafta sonu Sebat Gençlik-Fatsaspor maçına gel.  O gün o tribünler dolsun. Sıcak, sımsıcak ellerimiz iç içe olsun.

Belli çok yakın şampiyonluğun gelmesi. Bu iki maç alınsın (Fatsa Spor sonra 1952 Orduspor maçı) bir daha unutulmaz anlar yaşasın bu şehir. Çınlasın sokaklar “Şen Ola, Sebat Şen ola.” sesleriyle.

Kırılgınlıkları, dargınlıkları at yüreğinden.  Kırmızı beyaz kaşkolünü al da gel. Yakana kırmızı beyaz karanfil tak da gel. Kozasından yeni çıkan bir kelebek gibi uç da gel. Sil yüreğindeki sisli havaları, at gitsin acıları. Diline dola en güzel şarkıları, bu sevdaya tutul, bu sevda ile uyan sabahları. Ekmek içi köfteni, ayranını al da gel.

Bak çok yakın zaman rüzgâr duracak; bu şehirde güller açacak. Bir tek sözcük değil mi aradığın? Şampiyonluk. O çocuklar söz verdi, verecekler sana. O zaman hafta sonu maçlarında o tribünleri tıklım tıklım doldur ve alkışla. Maçı evden izleme, Akyazı'ya gel, Akyazı'ya. Soğuk da olsa, kar da yağsa. Al eşini, torununu sen de gel.

Nice güzel günleri geride bıraktık. Her sözünde efsaneler uyur Sebat'ın. Öğret tarihini bilmeyenlere, anlat hikayelerini futbolu sevenlere.

Aç gözünü, karşıda duruyor şampiyonluk kupası. Uzat elini al. Yalnız bu sadece futbolcu, hoca ve yöneticilerle olmuyor; bir takımın on ikinci gücüdür taraftar. Bakıyorum o tribünler dolmuyor. Güzel günler görmek için senin de orada olman gerekir. İki saat zaman ayır bahane bulma, uzak deme, maçlara sen de gel. Akçaabat kültüründe sadece sanat, köfte, horon yoktur. Bir de futbol ve Sebat Gençlik aşkı var. Geçmiş tarihi düşün, aydınlığa çıktığın gün 1923'de bu toprağa atıldı bu tohum. Zaman zaman çiçek açtı. Zaman zaman soldu. Şimdi bahar çok yakın, çiçek açma günleri. Şu iki maç var ya çok önemli. Fatsa Spor ve 1952 Ordu Spor. Bu iki maçı alırsak; düzlüğe çıkmışız demektir.

O zaman tarihe “o şampiyonluk günlerinde tribünlerde ben de vardım” notunu düşelim. Yıllar geçse silinmez belleğinden o gün.

O zaman ne duruyorsun; koş gel Sebat Gençlik maçlarına. Çocuklar ter dökerken sahada ara sıra bakarlar tribünlere dolu mu boş mu? Dolu tribünler coşku verir onlara.

Bak son sözüm şöyle olsun: Hem Akçaabatlıyım diyeceksin hem de maça gelmeyeceksin. Olmaz. Sadece Akçaabat mı? Trabzon tüm ilçeleriyle Trabzonspor'un alt yapısı olacak Sebat Gençlik'i desteklemek için maçlarına gelmeli.

Atın gollerinizi güzel çocuklar. Gelen taraftarınız sizlere yeter. Hadi iki önemli maçınız var. Bir şehrin iki takımı: Ordu, Fatsa. Bu iki maçı alın inanın açılacaktır yolunuz. Hepinize başarılar, hocalarınıza teşekkürler, yöneticilerinize alkışlar. Biz yine aynı yerde olacağız. Kanat açtınız uçuyorsunuz şampiyonluğa. Yolunuz açık olsun. Daha çok çalışma, daha çok disiplin, daha çok dikkat ve ciddiyet. Hepiniz inşallah birer yıldız olursunuz. Hadi şu Fatsa ve Ordu barajlarını yıkın da başarı ile geçin.

Türk Bayrağından almıştır formanız rengini. Türk Bayrağı gururumuzdur, sizler de öyle. Atın gollerinizi sesiniz yankılansın dağlarda, tepelerde. Bu hafta sonu o tribünler dolacaktır, inanıyorum.