Cengiz BÖLÜKBAŞI

Tarih: 02.03.2026 14:28 Güncelleme: 02.03.2026 14:28

YOL MEDENİYETTİR… PEKİ MEDENİYET NEREDE?

“Yol medeniyettir” diyoruz. Doğru. Yol; düzen demektir, plan demektir, şehir kültürü demektir. Ama Akçaabat’ta bu medeniyet nedense bize hep “engellemeli” geliyor.


AKÇAABAT’TAN

Cengiz Bölükbaşı

cengizbolukbasi@gmail.com

Aylardır aynı manzara… Yaylacık yolu olduğu gibi duruyor. Orta Mahalle yolu hâlâ bitmedi. Sokak aralarında küçük çökmeler başlamış. Üstüne bir de “kaldırım düzenlemesi yapıyoruz” denilerek Söğütlü’de ortaya çıkan tablo var ki, kelimenin tam anlamıyla fecaat. Geçtiğimiz hafta bunu kaleme aldık ama ne duyan oldu ne ilgilenen. Yapılan iş berbat ötesi. Kime göre, neye göre giriş verildiği belli olmayan bina düzenlemeleri… Ekonomik güce ya da siyasi yakınlığa göre hareket edildiği izlenimi… Yazık, ayıp, günah.

Söğütlü’de ayrı bir sorun daha var. Akçaabat istikametine dönen karşı şeritteki kaldırımlar fiilen özel otoparka dönüşmüş durumda. Hatta bazı işletmeler vale hizmeti bile koymuş. Kaldırımı tamamen işgal edecek şekilde araçlar diziliyor, adeta otopark organizasyonu yapılıyor. Sorun onların bunu yapmaya çalışması değil, sorun bunun denetlenmemesi. Denetim olmayınca kural da kalmıyor, kamu hakkı da.

Tüm bu olumsuzlukların içinde güzel şeyler yapılmıyor mu? Elbette yapılıyor.

Akçaabat’ta açılan kültür merkezi bunun en somut örneği. Açılış konserini İstanbul’da olduğum için yerinde izleyemedim ama anbean takip ettim. Salon, koreografi, organizasyon… Gerçekten yakışmış. Bu proje Akçaabat için geç kalmış bir projeydi ama olmuş mu? Tam olmuş.

Zamanında eski Söğütlü Belediyesi hizmet binasının yıkılmasına karşı çıkanlar vardı. “Gerek var mı?” diyenler olmuştu. Bugün gelinen noktada görüyoruz ki doğru bir adım atılmış.

Sahil bandındaki etap projeleri de aynı şekilde. Eski adıyla Top Arabası Parkı’nın bulunduğu alanın dönüşümü gayet başarılı. Ortaya çıkan görüntü Akçaabat’a değer katmış. Ancak belediyeye ait balıkhanenin temizliği ve önündeki balıkçı barınaklarının görüntüsü hâlâ sorun. Küçük dokunuşlarla çok daha estetik bir alan oluşturmak mümkün.

Bir başka hassas konu daha var. İnsanların içki içmesine karşı değilim. Ancak binlerce insanın gözü önünde, sahil bandında alenen tuvalet ihtiyacını giderenlere ne polis ne zabıta müdahale etmiyorsa, yapılan bütün güzelliklerin içine gölge düşüyor. Bir kişinin sorumsuzluğu, yapılan onca yatırımın önüne geçiyor. İşte mesele tam da burada: Denetim.

Su Ürünleri Kooperatifi ile idare arasında yaşanan anlaşmazlık da konuşuluyor. Olabilir. Kurumlar arasında fikir ayrılığı olur. Ancak balıkçıların ve amatör denizcilerin haklarını koruyarak, onları dışlamadan, ortak akılla çözüm üretmek mümkün. Sorunlar her yerde var. Asıl soru şu: Çözmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz?

Geçtiğimiz yazılarda sokak aralarında çizgileme yapılması önerisinde bulunmuştum. Belediyede teknik konulara hâkim bazı isimlerle detaylı şekilde değerlendirdik. Yaklaşımları makuldü. Fakat henüz olumlu ya da olumsuz net bir dönüş yok. Oysa kış ortasında bile ara sokaklarda araç yoğunluğu bu seviyedeyse, yazın yaşanacak tabloyu tahmin etmek zor değil. Trafik ve park sorunu ciddi bir kaosa dönüşebilir.

Geçtiğimiz hafta Akçaabat Belediyesi önünde yaşanan trafik yoğunluğu da sosyal medyada gündem oldu. Bir şeridin ihlaliyle oluşan tıkanıklık belediye düzenlemesine bağlandı. Buna katılmıyorum. Hemen sağ tarafta otopark varken, vatandaş yol ortasına park edip dörtlüleri yakıyor. İşini görüyor, arkasındaki trafiği umursamıyor. Soru şu: Ceza yazılıyor mu? Sanmıyorum. Çünkü Akçaabatlı’nın trafik çilesi ne yazık ki kimsenin önceliği gibi görünmüyor.

Özetle mesele asfalt dökmek, kaldırım yapmak değil. Mesele; planlamak, denetlemek ve sürdürülebilir bir şehir düzeni kurmak. Güzel işler yapılıyor, evet. Ama denetim eksikliği ve uygulama hataları o güzellikleri gölgeliyor.

Sorun çok. Çözüm de mümkün. Yeter ki gerçekten istenilsin.