Huzur KORKMAZ TOPAL - Yaşam Koçu

Tarih: 19.03.2026 11:51 Güncelleme: 19.03.2026 11:51

BAYRAMLAR

Mübarek bir ayı bitirdik, bayrama ulaştıran Rabbime binlerce şükür. Son sahur dedik kalktık, son iftar dedik iç geçirdik. Allah tekrarını nasip eder inşallah.


GÖRDÜKLERİM DUYDUKLARIM

Huzur KORKMAZ TOPAL

Yaşam Koçu

huzur06peri@gmail.com

 

Bayram günleri beni her zaman hem heyecanlandırır hem de duygusallaştırır. Elimden geldiğince ailemden öğrendiğim bayramları yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyorum. Bayram namazı, bayram şekeri, bayram harçlığı, bayram tatlısı, bayram hediyesi, bayram kahvaltısı gibi önüne bayram kelimesini getirdiğimiz her cümlenin hakkını vermeye çalışarak yine bir bayrama ulaştık. Bugün Ramazan Bayramı’nın ilk günü, bu güzel ve kutlu günde büyüklerimizi ziyaret edip, küçüklerimizi sevindirmek için çaba harcayalım ki bayramın hakkını verebilelim. 

Evlendikten sonra ilk bayramımızı yaşıyorduk. Baba evinin en küçüğü olduğum için benden sonra evimizde annem, babam ve bir de büyük abimin oğlu kalmıştı. “Üç kişilik bayram kahvaltısı mı olur” diyen sevgili eşim, “Bu bayram önce sizin tarafa daha sonra da bizim tarafa geçelim. Bizimkilerin sofrasını şenlendirecekler var. Sizinkiler garip olmasınlar.” diyerek hem benim gönlümü fethetti hem de anne ve babamın hayır duasını aldı. Babam ebedi aleme gidene kadar bu hep böyle sürdü gitti. Babamı kaybettikten sonra, babamın kabri Ankara’da olduğu için annem her bayram Ankara’ya gitmişti. Eşimin baba evi de bu süre zarfında tenhalaşmış, biz de çoluk çocuğa karışmanın sorumluluğunu taşıdığımızın farkına varmaktaydık. 

Bayram kahvaltıları aile büyüğünün evinde yapılmalıydı. Kayınpederim ve kayınvalidemle aynı şehirde oturduğumuz için bu hiç de zor değildi. Her bayram sabahı, eşimi ağız tatlılığı bir şekerle bayram namazına gönderdikten sonra, tek tek çocuklarımın odalarına Barış Manço’nun “bugün bayram, erken kalkın çocuklar” şarkısını söyleyerek onları yataklarından kaldırırdım. Evin babası sevgili eşim namazdan gelene kadar yataklar toplanır, bayramlıklar giyilir ve hazır bir şekilde onu beklerdik. Babamız eve geldiğinde evin salon bölümüne geçer, bayramlaşılır ve evden aile büyüklerimize gitmek için yola çıkardık. Aile büyüklerimizle de bayramlaştıktan sonra büyük bir masaya bayram kahvaltısı hazırlanır ve kim gelirse o masa etrafında toplanılarak bayramın tadı çıkartılırdı. Çocuklar büyüyüp kendi yollarını çizene kadar bu ritüel aynı şekilde sürüp gitti. 

Bu bayram kızlarımın yaşadığı kentte, kendi ailemden yadigâr kalan ablamın evinde bayram kahvaltısını yapacağım. Hem evimden uzaktayım hem de eşim ve küçük kızım bayramın birinci günü yolda olacakları için kahvaltıda bizimle olamayacaklar. Allah yollarını açık etsin. Hayat hep aynı seyrinde gitmiyor. Her geçen gün, ay, yıl bir öncekini özletiyor. Özlemlerimiz kısa olsun inşallah. 

Bayram günleri, insani değerlerin hatırlandığı, toplumların manevi ve kültürel hayatında önemli bir yeri olan özel günlerdir. Paylaşma ve yardımlaşma duygusunu öne çıkartırken, aynı zamanda nesiller arasında kültürel değerlerin aktarılmasını sağlayan, insanın insana yeniden yaklaştığı, kalplerin yumuşadığı ve umutların tazelendiği müstesna günlerdir.

Bireyselliğin arttığı, modern yaşamın hızlandığı günümüzde sadece tatil fırsatı olarak görülen bayramlar, sıradan günler değildir; Sevgi, saygı, hoşgörü ve dayanışma gibi temel insani değerlerin güçlendiği özel günlerdir. Bu nedenle bayramlar sadece kutlanan günler değil, aynı zamanda toplumun ruhunu güçlendiren önemli bir kültürel mirastır.

Var mısınız? Bu bayram yalnız yaşayan birinin kapısını çalalım, yaşlı ve hasta birinin duasını alalım, bir çocuğun gözünde umut olalım. Bayramların paylaşmak, affetmek, hatırlamak ve gönül almak olduğunu unutmadan, sokakların daha sessiz, kalplerin daha yumuşak olduğu, küskünlüklerin yerini sarılmaların aldığı, bir elin tutulduğu, bir gönlün alındığı, güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum. 

Sevgi, saygı ve nezaketle kalın.